Suça Sürüklenen Çocuklar İçin Mağdur Hizmetlerinin Etkinliğinin Artırılması Projesi Açılış Çalıştayı

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Mağdur Hakları Daire Başkanlığı ve İngiltere Büyükelçiliği işbirliğinde başlanılan proje, suça sürüklenen çocukların adli süreçte yaşadıkları sorunları çocukların gözünden ortaya koymayı amaçlamaktadır. Projenin Şubat 2020 tarihine kadar tamamlanması öngörülmektedir.

Projede çalışma yapmak üzere pilot il olarak belirlenen Van, Erzurum, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Hatay'da uzman ekip tarafından saha araştırmaları yapılarak bir değerlendirme raporu hazırlanacak ve aynı zamanda adli görüşme odaları uygulamaları da gözden geçirilecektir.

Bu kapsamda projedeki ana konu başlıklarını daha ayrıntılı ele almak amacıyla ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerin de yer aldığı "Suça Sürüklenen Çocuklar İçin Mağdur Hizmetlerinin Etkinliğinin Artırılması Çalıştayı" ile proje faaliyetlerine başlanılmıştır. Çalışmaya tüm ilgili kurum/kuruluş ve birim temsilcileri aktif katılım sağlamıştır.

Suça sürüklenen çocukların adli süreçte yaşadıkları sorunların tespiti amaçlanan projeden elde edilecek çıktılar ile, Adli Görüşme Odalarının suça sürüklenen çocuklara yönelik kullanımını arttırmak ve yedi pilot ilde kurulan Adli Destek Müdürlüklerinde suça sürüklenen çocuklara verilecek olan hizmetleri de şekillendirmek amaçlanmaktadır.

Mağdur Hakları Daire Başkanlığı’nın başlıca hedefleri arasında; başta suça sürüklenen, mağdur ve tanık çocuklar olmak üzere tüm suç mağdurlarının sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulabilecek yardım ve destek hizmetleri konusunda bilgilendirilmeleri, kırılgan gruba mensup mağdurların adli süreçte etkin şekilde desteklenerek adalete erişimlerinin kolaylaştırılması yer almaktadır.

Suça sürüklenen çocukların dahil olduğu kırılgan gruplara yönelik uygulamaları geliştirerek adalet erişimlerini güçlendirmeye yönelik stratejik hedeflere Bakanlığımız Yargı Reformu Stratejisinde de yer verilmiştir.

Bu projenin de, suça sürüklenen çocukların adli süreçte yaşadıkları sorunların tespit edilmesine, adalete erişimlerinin önündeki engellerin tespiti ile ortadan kaldırılmasına katkı sağlayacağı ve Yargı Reformu Stratejisinde yer alan hedeflerin gerçekleştirilmesi yönelik önemli bir adım teşkil edeceği düşünülmektedir.